Bir evlenince bir de boşanınca hayatı tamamen değişti: O gün bütün gözler ‘Hüseyin’in ışığı’nı aradı

TEKERLEKLİ SANDALYEDEKİ ESKİ KRAL BİLE TÖRENİ KAÇIRMADI
İki gencin hayatını birleştirdiği bu törenin bu kadar konuşulmasının bir nedeni, evlenenlerden birinin bir ülkenin gelecekti kralı, dolayısıyla evlendiği genç kızın da aynı ülkenin gelecekteki kraliçesi olmasıydı.

Ama 1 Haziran’da yapılan törenin bu kadar ilgi çekmesinin bir başka nedeni de katılan konuklardı. Dünyanın dört bir yanındaki kraliyet aileleri, “tam kadro” Amman’daydı.

Burada bir parantez açalım.. Gerçi dünyanın merakla beklediği mesela İspanya kraliçesi Letizia eksikti. Ama onun yerine oğlu Felipe’den önceki Kral Juan Carlos, eski kraliçe Sofia törene katıldı. Üstelik Juan Carlos’un yürüme zorluğu çekmesi bile onun düğüne gitmesini engellememişti. Bazen bastonla bazen de tekerlekli sandalyeyle güçlükle de olsa hareket etti ve nikahı da düğünü de kaçırmadı. Neyse bu işin bir yanı. Biz gelelim asıl anlatmak istediğimiz konuya.

MEĞER PRENS ÇOK ROMANTİKMİŞ: ‘HAYATIMIN IŞIĞI’
‘Büyük günde’gelin Rajwa’nın kıyafetleri özellikle de resepsiyonda giydiği ‘üzerine krema konulmuş pasta’ olarak tanımlanan beyaz gece elbisesi çok eleştirilse de tören gerçekten de “binbir gece masalları”ndan çıkmış gibi gerçekleşti. Geride da yankısı kaldı.

Genç Prens Hüseyin, sonradan yaptığı Instagram paylaşımında. mutluluklarını paylaşan herkese teşekkür etti ve o mesajında karısı Rajwa’dan da “Tanrı beni Rajwa ile kutsadı. O benim hayatımın ışığı” diye söz etti. Ne kadar romantik değil mi?

HERKES ‘DENİZ GÖZLÜ’ KRALİÇE’Yİ ARADI
Peki ya yıllar yıllar önce Ürdün Sarayı’nda bir başka kralın “hayatının ışığı” olduğunu,orada bir süreliğine de olsa mutlu mesut yaşadıklarını biliyor musunuz?

Üstelik söz konusu Kraliçe’nin güzelliğinin dillere destan olduğunu, ama kocasının ölümünden ve oğlunun da veliahtlıktan azledilmesinden sonra hayatının başka bir yöne gittiğini.  Prens ile Rajwa’nın düğününde, damadın adını aldığı dedesi,eski Kral Hüseyin’in, son nefesini yanında verdiği o güzel kraliçeyi bütün gözlerin aradığını ama bulamadığını.

Elbette 28 yaşındaki Prens Hüseyin’in çiçeği burnunda karısı Rajwa onun hayatının ışığı. Ama gelin biz bir zamanlar bir başka Hüseyin’in ışığı olan o eski kraliçeden söz edelim. Özellikle belli bir kuşağın,güzelliğini,trajik biçimde hayata eda eden Monaco Prensesi Grace ile kıyasladığı o eski kraliçeyi bir hatırlayalım.

KENDİSİ YOKTU AMA ‘RÜZGARI’ ORADAYDI
Bugün Ürdün tahtında oturan Kraliçe Rania, dünyanın gözleri önünde bir isim. Dört çocuk dünyaya getirmesine rağmen bozulmayan fiziği, bazı zamanlarda kızlarından bile daha güzel ve iddialı görünmesi, ama en çok da dünyanın en güzel giyinen kadınlarından biri olarak kabul edilmesinin bunda etkisi çok büyük.

Belli ki baskın bir kişiliği de olan Kral2. Abdullah’ın karısı Rania, o saraya gelin gittiğinde damadın babası Kral Hüseyin tahtta oturuyordu. O sırada da Kraliçe Nur ile evliydi, yani Abdullah’ın üvey annesiyle.

Kral Hüseyin’in ölümünden sonra tahta Abdullah geçince Kraliçe Nur da Amman sarayındanayrıldı, dünya sahnesinde daha geri planaçekildi. Tam olarak değilse bile eskisinden daha az toplum içine çıkmaya başladı. Özetle,”deniz gözlü kraliçe” şimdi eskisinden daha farklı bir hayat sürdürüyor. 

Ürdün Veliaht Prensi Hüseyin’in düğününde birçok kişinin “belki o da davet edilmiştir” diye beklediği Kraliçe Nur ortalıkta görünmedi. Ama rüzgarı yani iki güzel torunu oradaydı…

BAMBAŞKA BİR COĞRAFYADA DÜNYAYA GELDİ
Bütün dünyanın ‘deniz gözlü’ Kraliçe Nur olarak bildiği eski Ürdün kraliçesi, takvimler 1951 yılını gösterirken Amerika’da dünyaya geldi. Yeni kıtada doğmuş olsa da aslında kökenleri Lübnan ve Suriye’ye uzanıyordu. 

Babası, bir hükümet yetkilisi, hava yolu yöneticisi ve test pilotu olan genç kadının evlenmeden önceki adı Lisa Necib Halaby idi. Kral Hüseyin ile evlendikten sonra hem dinin hem de ismini değiştirdi.
 
Babası Necib Halaby, ABD eski başkanlarından John F. Kennedy tarafından Federal Havacılık Dairesi’ne atanmış ondan sonra da Harry Truman döneminde savunma bakan yardımcısı olarak görev yapmıştı. 

Evlilik öncesi adıyla Lisa Halaby, New York ve California’da eğitimine başladı. Son olarak da Massachusetts’te bulunan bir özel yatılı okuldan mezun oldu. Ardından Princeton Üniersitesi’ne gitti. Lisa Halaby o dönemde üniversitede kurulan ilk kadın buz hokeyi takımının da oyuncularından biriydi. 

AMERİKALI LISA, ‘HÜSEYİN’İN IŞIĞI’ OLDU
Mimarlık eğitimi alan Lisa Hallaby’nın hayatını değiştiren an ise Ürdün Havayolları için tasarım yaptığı sırada gerçekleşti. Onu gören Kral Hüseyin, kelimenin tam anlamıyla “kalbinden vuruldu.”

Çift 1978yılında gösterişli bir törenle evlendi. O düğünden sonra Lisa Halaby, dinini değiştirdi ve İslamiyete geçti. Adını da Nur olarak değşitirdi. Artık onu herkes Hun El Hüseyin ismiyle tanıyordu. Yani ‘Hüseyin’in ışığı’! 

Nur ile Hüseyin’in düğün töreni tıpkı bugün torun Hüseyin ile Rajwa’nın düğününde olduğu gibi dünya basınında çok geniş yer buldu. Ama bunun nedeni sadece düğünün gösterişi değildi.

Hırıstiyan bir gelenekten gelen yabancı bir gelinin halk tarafından kabul görmesi pek mümkün görünmüyordu bazı yrumlara göre. Ama öyle olmadı. Çünkü Nur’un büyükbabası Suriyeli’ydi. Genç kadın da bu topraklara hiç yabancı hissetmiyordu kendini. 

1978 yılında dillere destan bir törenle evlenen Nur ile Hüseyin’in iki kız iki erkek dört tane torunu oldu.

KOCASI ÖLÜNCE HAYATI BİR KEZ DAHA DEĞİŞTİ
Kraliçe Nur, sadece güzelliğiyle değil yaptıklarıyla da övgü topladı. Ürdün’de kadın haklarının güçlendirilmesi konusundaetkin olarak çalıştı. Eğitim, hayır işleri ve şehir planlama gibi konularda faaliyet gösterdi. 

Kraliçe Nur ile Kral Hüeyin 1978’den 1999’a kadar evli kaldılar. Kral yakalandığı hastalığa yenilince de Nur için bu kez yine farklı bir haya başlamış oldu. Tabii Nur, örneklerine tarihte de rastlandığı gibi bazı “saray entrikalarını da” tecrübe etti.

Nur ile Kral Hüseyin’in büyük oğlu Hamza, 1999’dan 2004’e kadar veliaht prens olarak bilindi.

OĞLUNU VELİAHT OLARAK YETİŞTİRDİ AMA…
Kral Hüseyin’in 1999’daki ölümünden sonra eski eşi Prenses Muna’dan dünyaya gelen en büyük oğlu Abdullah Kral oldu. Nur ile evliliğinden doğan en büyük oğlu Hamza da veliaht ilan edildi.

Fakat takvimler 2004 yılını gösterirken Hamza’nın veliaht unvanı elinden alındı. 2009 yılında Kral Abdullah, 1 Haziran’da evlenen en büyük oğlu Hüseyin’i “veliaht” ilan etti. 

Bir başka deyişle söylersek kocası Kral Hüseyin’in 1999’daki ölümünden sonra Kraliçe Nur, Amman sarayına veda ederken, Abdullah’ın annesi yani Kral’ın eski eşi Muna “kral annesi olarak tekrar eski yuvasınadöndü. 

SİYASİ KARIŞIKLIKLARIN ORTASINDA KALDI
Kraliçe Nur’un şimdi ne yaptığına gelirsek… Elbette hayatının büyük bir bölümünü geçirdiği Ürdün ile bağlarını tam olarak koparmadı. 

Vaktinin bir bölümünü Amman’da bir bölümünü de Washington’da geçiriyor. Çeşitli uluslararası etkinliklerde görev almayı sürdürüyor. 

Bu arada Kraliçe Nurun Hüseyin ile evliliğinden dünyayla gelen büyük oğlu Prens Hamza, 2021 yılında Kral Abdullah’a karşı bir darbe girişimi nedeniyle ev hapsine alındı.2021 yılının nisan ayında eski veliaht Hamza, ve kendisine destek olan 20 kişi, Kral 2. Abdullah’a karşı komplo kurmakla suçlanmış ancak bu iddiaları reddetmişlerdi.

Bu arada Kraliçe Nur’un küçük kızı Rayiah da dünya sahnesinde adından söz ettiren bir isim,. Genç kadın, ünlü yazar Roald Dahl’ın torunu Ned Donovan ile 2020 yılında hayatını birleştirdi.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir